ihya and ihyam and ikra
adsl, alinti, Apple, arama motoru, baglanti, basvuru, basvuru kaynaklari, bilgi, bilgi kaynagi, bilgisayar, bilisim, blog, dizin, dmoz, Donanım, download, enformatik, firmalar, forum, forumlar, güvenlik, gelecek, google, haber, haberler, hardware, hizmet, ihya, ihya forum, ihyam, iletisim, indir, informatik, internet, iPhone, iPod, islami forum, islami kariyer, kariyer.net, kaynaklar, lan, link, link panolari, link sitesi, linkler, Linux, makale, minare, mobil, mobil bilisim, modem, msn, objektif, offline, oku, online, pano, paylas, pc, sektör, seo, site, site ekle, Software, tanitim, türk telekom, teberru, Teknoloji, telekom, toplist, toplistler, ttnet, upload, web rehberi, web siteleri, webmaster, website, wlan, yahoo, yazar, yazi, zehirliok Gülistan
11:53 pm
Internet 20 yıl sonra da varlığını sürdürecek mi? Bu soru endüstrinin ağır toplarının Palo Alto – Kaliforniya, ABD’de düzenlenen AlwaysOn konferansında tartıştığı proaktif konu başlıklarından birisiydi. Yine konferans kapsamındaki bir panelde Web’deki haberlerin nereye yöneleceği tartışıldı.
Özetle, panel sonucunda, 20 yıl sonra da Internet adlı bir şeyin varlığını sürdüreceği ancak muhtemelen bugünküden oldukça farklı olacağı fikrinde birleşildi.
Stanford Üniversitesi elektrik mühendisliği ve bilgisayar bilimleri doçentlerinden Nick McKeown “Teknoloji ve cihazlara bakınca, bir yerlerde Internet’in değişikliğe uğraması kaçınılmazdır” diyor. (dahası…)
Leave a Response »
edebiyat
abide, almanca, altay, anit, arap edebiyati, arapca, azeri, azeribeycan, dünya dilleri, dede korkut, dil, diller, edebiyat, farsca, hat, hikaye, hikayeler, ingilizce, kitap, kitaplar, lisan, orhun, osmanli, osmanlica, sanat, siir, türk, türk dili, türk edebiyati, türkce, türkiye, türkler, türkmen, türkmenistan, ural, yazi BirIz
2:53 pm
Türkçe, Ural-Altay dil gurubunun Altay koluna dahil bir dildir. Türk’lerin tarihine paralel olarak Türkçe’nin yayıldığı coğrafi alan çok geniştir. Bugünkü Moğolistan’da Karadeniz’in kuzeyinde, Balkanlarda, Doğu Avrupa’da, güneyde Anadolu ve Irak’da, Kuzey Afrika’nın bir bölümünü içine alan geniş bölgede, Türkçe konuşan Türk halkları yaşamaktadır. Bu kadar büyük bir alan içinde konuşulan Türkçe, pek çok lehçe, şive ve ağız farklılıkları göstermektedir. Tarihi gelişimi içinde Türkçe, VIII-XIII. Asırlar arasında Eski Türkçe, XIII-XX. Asırlar arasında Orta Türkçe, XX asırda yeni Türk Yazı Dilleri ana başlıkları altında üç gurupta incelenmektedir. Türkiye Türkçesi, Orta Türkçenin, Batı Türkçesi kolunun günümüzde kullanılan bölümüdür. Batı Türkçesinin ikinci devri olan Osmanlıca (Osmanlı Yazı Dili) İstanbul’un fethinden Osmanlı İmparatorluğunun sonuna kadar XV-XX. asırlar arasında devam eden yazı dilidir. Bu dönemde, Arapça ve Farsça unsurlar Türkçeyi büyük ölçüde istila etmiş, Osmanlı yazı dili. Üç dilden oluşan yapma bir dil haline gelmiştir. (dahası…)
Leave a Response »
makale
anadolu, artci, ölüm, bilim, dünya, dehset, deprem, doga, earth, earthquake, facia, Faith, fay, fay hatti, felaket, God, harita, ihya, istanbul, japonya, kizilay, Leaders, leadership, makale, poverty, sarsinti, türkiye, tusunami, yazi, zelzele BirIz
4:07 am
Günümüzden tam elli bir yıl öncesine, 1948 yılına ait bir yayından alınan iki satırlık bir cümle tüm açıklığıyla gerçekleri ortaya koyuyor. “…Bütün bu hakikatler, Anadolu blokunun çevresine nazaran batıya doğru hareketinin ve yukarı doğru yükselmesinin mekanik ifadesidir.” İşte, son haftalarda tüm şiddetiyle yaşamımızda yer eden depremin en çarpıcı tanımı. Ancak, bu cümlenin asıl önemi, tüm yaşamını, deprem gerçeğinin bu ülkede anlaşılmasına adamış olan İhsan Ketin�e ait oluşu. İhsan Ketin�in bize öğrettiği gibi, batıya ilerleyen Anadolu bloku ile Karadeniz şeridi arasında bir yay gibi uzanan Kuzey Anadolu Fayı üzerinde yaşanan depremler ve son olarak da İzmit felaketi, bu gerçeğin tüm soğukluğuyla yeryüzündeki yansımaları. Dergimizin sayfalarında yer alan, depremlerin sürpriz olmadığına ilişkin pek çok veri ve ekte verdiğimiz haritalar, yıllar boyu deprem konusunda sürdürülmüş bilimsel hazırlığın ürünleri olarak, bu temel saptamanın kanıtlarını oluşturuyor… Yerbilim, bir sonraki depremin zamanını söyleyemese de yerini ve büyüklüğünü başarıyla öngörebiliyor. Bugün, tektonik hareketler hakkında hiçbir fikri olmayan, depremi tanrıların gazabı olarak gören ilkel uygarlıklara göre çok ileri bir noktadayız. Oysa, sahip olduğumuz değerli bilgilere karşın sergilediğimiz hazırlıksızlık tablosu, ilkel uygarlıklardan farkımızı bir kalemde sıfıra indiriyor… (dahası…)
Leave a Response »