İnsan ve yaşam Cuma, Jun 13 2008 

“Her insanın yaşamı, onu kendine götüren bir yoldur, bir yol denemesi, bir yol taslağıdır… Hepimiz aynı derinliklerden çıkıp geliriz, ama bir taslak olarak, derinliklerden çıkıp gelen bir yaratık olarak her birimiz kendi öz amacımıza varmak için uğraşıp didiniriz. Birbirimizi anlayabilir, ama kendimizi ancak kendimiz açıklayıp yorumlayabiliriz.” (Hermann Hesse )

Her insanın çıkıp geldiği kaynak ortaktır, hepsinde: Anneler. Ancak şunu unutmamalıyız ki her insanın ayrı bir dünyası bir yaşama biçimi ve bir söylem tarzı vardır. Birimizi diğerinden ayıran “kırmızıçizgiler” vardır. Yapımız gereği diğer insanları anlayıp kavrama yeteneğimiz vardır. Ancak bu sınırlı bir anlayış ve kavramadır. Gözlemleyebildiğimiz, tahlil edebildiğimiz kadarla sınırlı bir anlayıştır bu. Bir insanı ancak kendisi açıklayabilir, yorumlayabilir. (dahası…)

TÜRK İNSANI McDONALD’SI İHYA EDİYOR Cumartesi, Jun 7 2008 

Iste Ülkenin parasi nasil disariya cikariliyor.. Kendi markanla kendi yemek sektörünü bile kuramiyorsun.. yaziklar olsun..

Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine deyişini Türk milleti olarak bir kez daha haklı çıkarttık. Dünya ve Amerika ‘fast food’a savaş açmışken, bu yiyecek türünü temsil eden en ünlü marka olan McDonald’sı özverili katkılarımızla ihya ettik, nasıl mı?

Sadi Fansa, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, 2007 yılını planlarının çok üstünde sonuçlarla bitirdiklerini, hedefledikleri 15 restoran açılışını gerçekleştirdiklerini aktararak, ”Ancak satış ve müşteri artışı olarak belirlediğimiz hedeflerin oldukça üstünde bitti. Bir önceki seneye göre toplam satışlarımızda yüzde 30′a yakın bir artış, toplam kesilen fiş sayısında da yüzde 10,5′luk bir artış meydana geldi” dedi. (dahası…)

23 Mart Dünya Meteoroloji Günü Perşembe, Jun 5 2008 

700. Yıl ve Osmangazi İlköğretim Okulları, Anadolu Öğretmen ve Refik rslan Öztürk Fen Liseleri öğrencilerine Dünya Meteoroloji Günü nedeniyle sunum yapıldı.
Herkesin kutlamayı unuttuğu veya hatırlamadığı 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü nedeniyle Bilecik Meteoroloji İstasyon Müdürü Abdurrahman Açıkgöz ilimiz okullarında konferans verdi.
Perşembe ve Cuma günü öğrencilere verilen konferansta ‘Meteoroloji’nin tanımı, Meteoroloji ne iş yapar? Meteoroloji nasıl çalışır?’ gibi sorularının cevapları sunum olarak öğrencilere gösterilirken öğrencilerin sorduğu sorulara da cevap verildi ve öğrencilerin bu konuda bilgilendirilmesi sağlandı.
Öğrenciler sadece polislerin ve bekçilerin 24 saat çalıştığını bildiklerini söylerken Meteorolojinin de 24 saat çalıştığını yeni öğrendiklerini belirttiler. (dahası…)

Medya, telif hakları, hırsızlık Perşembe, Jun 5 2008 

Tamam, ben de biliyorum Türkiye’deki gazeteler öldü, televizyonlar öldü, internetteki haber siteleri kendi kusmukları içinde çırpınıp duruyor, ortalığı karıştırmaktan başka işleri yok.
Yine de birkaç tane sorum var:

Türkiye’de yayımlanan gazetelerin kaç tanesi telif haklarına saygı gösteriyor? Kendilerinden yapılmış olan en ufak alıntıda dahi mahkemelerde süründürtmeyi görev bilmelerine rağmen basılmış fotoğrafların yanında kaynak göremememizin sebebi nedir? İsimsiz haberlerin kaynakları nelerdir? Yetkililerden alınan bilgiler hangi yetkililerden, nasıl elde edinilmiştir?

Televizyon bu telif meseleleri hakkında en hassas kurumlardan. Çalıp çırpamıyorlar çünkü hepsi bir diğerini çakal gibi izliyor. (dahası…)

Hani sizin muhabirleriniz? Perşembe, Jun 5 2008 

Bugün Türkiye‘de internet üzerinden yayın yapan haber sitelerine baktığımızda ne görüyoruz? Yani o sitelerde yer alan haberlerin niteliği nedir? Hemen söyleyelim: Büyük çoğunluğu zaten gazetelerde, TV’lerde, ajanslarda yer alan haberlerdir. Yani ‘derleme‘dir. Nadiren ‘özel haber‘ verirler. Niye? Çünkü mali yapıları özel haber yapacak elemanları istihdam etmeye yetmez.
Bu siteler herkese açıktır. Yani oralarda yer alan haberler parayla okunmaz. Dolayısıyla sitenin belki de tek kazancı reklamlardır. Ancak internet reklamcılığı Türkiye’de henüz yeterli seviyede değildir. Bu yüzden sitelerde ‘ muhabirler‘ çalışmaz.
(dahası…)

Gerekli Bilgiler Çarşamba, Jun 4 2008 

Güneş Ne Kadar Sıcaktır?
Güneş, Güneş Sistemi’ndeki en büyük gök cismidir. Çok sıcak ve yanmakta olan bazı gazlardan oluşur. Bu nedenle, yüzeyinde her saniyede milyonlarca atom bombası patlamasına eşit güçte patlamalar olur. Bu patlamalarda boyu Dünyamızın büyüklüğünün 40-50 katı olan alevler fışkırır.
Güneş’in dış yüzeyindeki sıcaklık 6000 derece, içindeki sıcaklık ise 12 Milyon derecedir
.
(dahası…)

Forum Çılgınlığı Salı, Jun 3 2008 

Akşam nette gezinirken bir forum denk geldi.Belli ki daha yeni kurulmuş bir forum.İçeriği pek fazla değil.Üye sayısı da öyle.Forumun duyurular bölümüne yönlendi elim her nedense?Açtım baktım ilk başta adminin bir yazısı var.Aynen şöyle “forumumuzu açtık herkese hayırlı olsun.Türkiye’nin bir numarası olacağız.Herkes bizi duyacak”.Hemen altında da birisi eklemiş “inşallah Türkiye ve Avrupa’nın bir numarası olacağız” diye.

Sonra biraz araştırdum bu forumu kim kurmuş diye ve ortaya çıkan kişileri tanıyorum.Hatta bir süre önce çok haşır neşirdik.Neyse bu kısmını atladım.Bu yazıları okuyunca insanın aklına iki şey geliyor.Forum herkese adını duyurmak için veya arkadaşların tabir ettiği 1 numara olmak için mi açılır, yoksa insanlara birşeyleri verebilmek veya paylaşmak için mi açılır. (dahası…)

Deprem Yazilari Cuma, May 30 2008 

Günümüzden tam elli bir yıl öncesine, 1948 yılına ait bir yayından alınan iki satırlık bir cümle tüm açıklığıyla gerçekleri ortaya koyuyor. “…Bütün bu hakikatler, Anadolu blokunun çevresine nazaran batıya doğru hareketinin ve yukarı doğru yükselmesinin mekanik ifadesidir.” İşte, son haftalarda tüm şiddetiyle yaşamımızda yer eden depremin en çarpıcı tanımı. Ancak, bu cümlenin asıl önemi, tüm yaşamını, deprem gerçeğinin bu ülkede anlaşılmasına adamış olan İhsan Ketin�e ait oluşu. İhsan Ketin�in bize öğrettiği gibi, batıya ilerleyen Anadolu bloku ile Karadeniz şeridi arasında bir yay gibi uzanan Kuzey Anadolu Fayı üzerinde yaşanan depremler ve son olarak da İzmit felaketi, bu gerçeğin tüm soğukluğuyla yeryüzündeki yansımaları. Dergimizin sayfalarında yer alan, depremlerin sürpriz olmadığına ilişkin pek çok veri ve ekte verdiğimiz haritalar, yıllar boyu deprem konusunda sürdürülmüş bilimsel hazırlığın ürünleri olarak, bu temel saptamanın kanıtlarını oluşturuyor… Yerbilim, bir sonraki depremin zamanını söyleyemese de yerini ve büyüklüğünü başarıyla öngörebiliyor. Bugün, tektonik hareketler hakkında hiçbir fikri olmayan, depremi tanrıların gazabı olarak gören ilkel uygarlıklara göre çok ileri bir noktadayız. Oysa, sahip olduğumuz değerli bilgilere karşın sergilediğimiz hazırlıksızlık tablosu, ilkel uygarlıklardan farkımızı bir kalemde sıfıra indiriyor… (dahası…)